catch something - Türkçe İngilizce Sözlük

catch something

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"catch something" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 2 sonuç

İngilizce Türkçe
Konuşma Dili
catch something f. bir şeyi dinleyebilmek
catch something f. bir şeyi izleyebilmek

"catch something" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 140 sonuç

İngilizce Türkçe
Öbek Fiiller
catch onto something f. (çalı/diken) bir şeye takılmak
catch someone at something f. birini bir şey yaparken/iş üzerinde yakalamak
catch someone doing something f. birini bir şey yaparken/iş üzerinde yakalamak
catch (someone) with (someone or something) f. (birini) biriyle beraberken yakalamak
catch (someone) with (someone or something) f. (birini) bir şey yardımıyla yakalamak
catch (someone or something) in (something) f. tuzakla yakalamak
catch (someone or something) in (something) f. kötü bir şey yaparken yakalamak
catch (someone or something) in (something) f. (birini veya bir şeyi) tuzağa yakalanmış bulmak
catch (someone) with (someone or something) f. (birini) çalıntı vs. bir şey üstündeyken yakalamak
catch (someone) with (someone or something) f. (birini) çalıntı vs. bir şeyle yakalamak
catch something from someone f. birinden bir hastalık kapmak
catch (someone or something) in (something) f. kötü bir şey yaptığını anlamak
catch (someone or something) in (something) f. tuzakta (bir şey, hayvan) bulmak
catch (someone) with (someone or something) f. (birini) bir yöntemle yakalamak
catch (someone) with (someone or something) f. (birini) biriyle yakalamak
catch (someone) with (someone or something) f. (birini) biriyle beraberken görmek
catch something from someone f. birinden bir hastalık bulaşmak
catch something from someone f. birinden bir hastalık geçmek
catch (someone) with (someone or something) f. (birini) köpeklerle peşine düşerek vs. yakalamak
catch someone with something f. birini bir şeyle basmak
catch someone with something f. birini bir şey yardımıyla yakalamak/tutuklamak
catch (one) with (someone or something) f. (birini biriyle/bir şeyle) görmek/basmak
catch (one) with (someone or something) f. (birini) belli bir yöntemle/araçla tutuklamak
catch (one) with (someone or something) f. (birini biriyle/bir şeyle) yakalamak
catch someone with something f. birini bir şeyle yakalamak
catch someone with something f. birini çalıntı/yasadışı bir şeyle yakalamak
catch (one) with (someone or something) f. (birini) belli bir yöntemle/araçla yakalamak
catch someone with something f. birini bir şeyle bulmak
catch onto (something) f. (bir şeye) tutunmak
catch onto (something) f. (bir şeye) geçmek
catch onto (something) f. (bir şeye) kilitlenmek
catch at (something) f. (bir şeye) yapışmak
catch hell (for something) f. (biri/bir şey hakkında) azar işitmek
catch hell (about someone or something) f. (biri/bir şey hakkında) azar işitmek
catch hell (for something) f. (biri/bir şey hakkında) azarlanmak
catch at (something) f. (birini) iş üstünde yakalamak
catch hell (about someone or something) f. (biri/bir şey hakkında) azarlanmak
catch at (something) f. (bir şeyi) sıkıca tutmak
catch something on something f. bir şeyini (bir çıkıntıya, bir şeyin ucuna) takmak
catch something on something f. bir şeyi bir şeye takmak
catch hell (about someone or something) f. (biri/bir şey hakkında) fırça yemek
catch at (something) f. (birini) suçüstü yakalamak
catch hell (for something) f. (biri/bir şey hakkında) fırça yemek
catch up on (something) f. (bir şeyle) ilgili arayı kapatmak
catch someone up in something f. birinin (zihnen) bir şeye takılmasına neden olmak
catch up in (something) f. (bir şeye) dahil etmek
catch up on (something) f. (bir şeyi) telafi etmek
catch someone up in something f. birinin (bir duyguya) kapılmasına neden olmak
catch up in (something) f. (bir şeye) kaptırmak
catch up in (something) f. (bir şeyin) içine çekmek
catch up on (something) f. (ihmal edilmiş bir işi) yapmak
catch up on (something) f. (bir şeyi) öğrenmek
catch up in (something) f. (biri şeye) kapılmak
catch something up in something f. bir şeyi ağına düşürmek
catch up to (something or someone) f. (biriyle/bir şeyle) arayı kapatmak
catch up in (something) f. (bir şeye) bulaştırmak
catch up on (something) f. gündemi yakalamak
catch something up in something f. bir şeyi kapanla/ağ atarak yakalamak
catch something up in something f. bir şeyi bir şeyin içinde tuzağa düşürmek
catch up to (something or someone) f. (birine/bir şeye) yetişmek
catch up in (something) f. (bir şeye) karıştırmak
catch up on (something) f. (ertelenmiş bir işi) yapmak
catch someone up on (someone or something) f. birine (birinde/bir şeyden) haber vermek
catch up to (something or someone) f. (birini/bir şeyi) yakalamak
catch someone up in something f. birinin bir şeye ilgisini çekmek
Konuşma Dili
not let someone catch someone doing something f. (bir daha sakın) bir şeyi yapmamak
not let someone catch someone doing something f. (bir daha) bir şey yaparken görülmemek
not let someone catch someone doing something f. (bir daha) bir şey yaparken yakalanmamak
catch (one) (doing something) f. (birini bir şey yaparken) yakalamak
catch (one) (doing something) f. (birini bir şey yaparken) basmak
Deyim
a catch to (something) i. mahzur
a catch to (something) i. engel
a catch to (something) i. güçlük
a catch to (something) i. dezavantaj
a catch to (something) i. sorun
a catch to (something) i. aksaklık
a catch to (something) i. pürüz
a catch to (something) i. mani
a catch to (something) i. handikap
a catch to (something) i. aksaklık
a catch to (something) i. sıkıntı
a catch to (something) i. problem
a catch to (something) i. bityeniği
a catch to (something) i. pürüz
a catch to (something) i. dezavantaj
catch hell for something f. fırça yemek
catch hell something f. fırça yemek
catch hell something f. azar işitmek
catch hell for something f. azar işitmek
catch oneself doing something f. kendini bir şey yaparken bulmak (şaşkınlıkla)
catch wind of something f. duyum almak
catch wind of something f. bir şeyin duyumunu almak
not want to catch someone doing something f. (yaparken biri tarafından) görülmemek
not let (someone) catch (one) (doing something) f. (yaparken biri tarafından) görülmemek
not want to catch someone doing something f. (yasak bir şey yaparken birine) yakalanmamak
not let (someone) catch (one) (doing something) f. (yasak bir şey yaparken birine) yakalanmamak
not let (someone) catch (one) (doing something) f. (izinsiz bir şey yaparken birine) yakalanmamak
catch (one) in the act of (doing something) f. (birini bir şey yaparken) suçüstü yakalamak/basmak
catch someone in the act (of doing something) f. birini (bir şey yaparken) iş üstünde yakalamak/basmak
catch hold of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) kavramak
catch somebody in the act (of doing something) f. birini (bir şey yaparken) basmak
catch ahold of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) kavramak
catch somebody in the act (of doing something) f. birini (bir şey yaparken) yakalamak
catch a whiff of (something) f. (bir şeyden) zırnık koklamak
catch a whiff of (something) f. (bir şeyin) kokusunu almak
catch someone in the act (of doing something) f. birini (bir şey yaparken) suçüstü yakalamak/basmak
catch ahold of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) yakalamak
catch hold of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) yakalamak
catch hold of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) tutmak
catch (one) in the act of (doing something) f. (birini bir şey yaparken) basmak
catch (one) in the act of (doing something) f. (birini bir şey yaparken) yakalamak
catch a whiff of (something) f. (bir şeyden) zerre kadar almak
catch a whiff of (something) f. (bir şey) kokusu almak
catch a glimpse of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) göz ucuyla görmek
catch somebody in the act (of doing something) f. birini (bir şey yaparken) iş üstünde yakalamak/basmak
catch ahold of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) tutmak
catch someone in the act (of doing something) f. birini (bir şey yaparken) yakalamak
catch a whiff of (something) f. (bir şeyin) kokusu burnuna gitmek/gelmek
catch a glimpse of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) bir an için görmek
catch a glimpse of (someone or something) f. (biri/bir şey) gözüne ilişmek
catch a whiff of (something) f. burnuna (bir şey) kokusu gelmek
catch a glimpse of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) görür gibi olmak
catch somebody in the act (of doing something) f. birini (bir şey yaparken) suçüstü yakalamak/basmak
catch someone in the act (of doing something) f. birini (bir şey yaparken) basmak
catch (one) in the act of (doing something) f. (birini bir şey yaparken) iş üstünde yakalamak/basmak
catch ahold of someone or something f. birini/bir şeyi yakalamak
catch sight of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) anlık olarak görmek
catch sight of (someone or something) f. (biri/bir şey) gözüne çarpmak
catch sight of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) göz ucuyla görmek
catch hold of someone or something f. birini/bir şeyi yakalamak
catch hold of someone or something f. birini/bir şeyi tutmak
catch sight of (someone or something) f. (biri/bir şey) gözüne ilişmek
catch hold of someone or something f. birini/bir şeyi kavramak
catch ahold of someone or something f. birini/bir şeyi kavramak
catch sight of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) bir an görmek
catch sight of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) bir an için görmek
catch ahold of someone or something f. birini/bir şeyi tutmak
not want to catch (one) (doing something) f. (birini bir şey yaparken) görmek istememek
not want to catch (one) (doing something) f. (birinin/bir şey yaptığını) görmek istememek
not want to catch (one) (doing something) f. (birini bir şey yaparken) yakalamak istememek